Araçlarda çocuklarımızın güvenliği

no image added yet.

Çocuklarımız, hepimizin en değerli varlıkları… Sözde hepimiz de bunu böyle düşünür, böyle de kabul ederiz. Ancak konu otomobilde seyahat etmek ve seyahat disiplini olunca çocuklarımız bir eşyadan farksız hale geliyor. Evet, üzülerek söylüyorum ve kesinlikle abartmıyorum. Uzun zamanlı bir gözlemin neticesinde bunları söylemeyi kendimde hak görüyorum.

Yaptığım profesyonel iş yüzünden bu disiplini, bu özeni, verdiğim eğitimlerde kayıtsız-şartsız altını çizerek anlatıyorum. Ben anlatıyorum da konu uygulamaya gelince durum hiç de böyle değil.

Eskiden çocukları duran otomobilde direksiyona oturtanlara kızardım. Oysa ki ne de masum bir durummuş. Bunu gün geçtikçe yaşadıklarımdan daha iyi anlıyorum. Bu konuyla ilgili bazı bilgileri paylaşıp biraz da dikkat çekmek istedim. Bir ebeveyn olarak beni rahatsız eden bir konuyu siz değerli okurlarımızın bilgisine sunmak istedim.

Türkiye’de araç içinde çocukların yüzde sekseninin seyahat güvenliği sağlanmıyor. Kazaya bağlı ölümlerde sıfır-dokuz yaş arasındaki çocukların yüzde kırk altısı oto koltuğu kullanılmaması sebebiyle yaşamını yitiriyor. Bu rakamlar, ailelerin bu konuda daha hassas davranmaları gerektiğini bir kez daha kanıtlarken, oto koltuğu kullanım zorunluluğu 1 Haziran 2010 yürürlüğe girdi. Buna göre araçlarda 150 cm’den kısa ve 36 kg’nin altındaki çocukların taşınması sırasında çocuk bağlama sistemleri zorunlu. 135 cm’den uzun çocuklar ön koltukta oturmamak şartıyla diğer koltuklardaki emniyet kemerlerini kullanabilecek. Uygulama yürürlüğe girmeden önce e-bebek’in yaptırdığı bir araştırma düşündürücü sonuçlar ortaya koydu. Araştırmaya göre, Türkiye’de oto koltuğuna oturtulması gereken çocukların yüzde seksenden fazlası oto koltuğunda seyahat etmiyor. Aileler, çocukların yaklaşık yüzde otuzunun aracın ön koltuğuna oturmasına izin veriyor.

Son yıllarda Türkiye’de araçlarda çocuk koltuğu kullanımı yaygınlaştı. Ancak hala ABD ve Avrupa’daki kadar değil. Birçok aile, çocukların anne kucağında yolculuk etmesini ya da arka koltukta oturmasını yeterli görüyor. En kötüsü de seyir halindeki birçok otomobilde ön koltukta bir çocuğa sıklıkla rastlanıyor. Bu da çocukları kazaların açık hedefi haline getiriyor. Saatte yirmi kilometre hızla giderken bile meydana gelebilecek kazalarda çocuklar ölümlü yaralanmalara maruz kalabiliyor. İstatistikler, çocuk koltuğunun doğru kullanılması ile çocuk ölümlerinin yüzde yetmiş bir azaldığını gösteriyor.

Bunun bir de hukuksal-kanunsal bir boyutu var ki; bu da 2918 sayılı K.T.K.’nın 31/1-a maddesine göre (Özelliklerine ve cinslerine göre, yönetmelikte nitelik ve nicelikleri belirtilen gereçleri, araçlarda bulundurmamak, kullanmamak veya kullanılır şekilde bulundurmamak) çocuk koltuğu bulundurmamanın cezası 92 TL ve 10 ceza puanıdır (2016 verilerine göre-Her yıl cezaların yükseldiğini unutmayın). Sürücü aynı zamanda araç sahibi değilse, aracın tescil plakasına da aynı oranda ceza tutanağı yazılır.

150 cm’den kısa ve 36 kg’ın altında olan çocukların ön koltukta oturması yasaktır. Araçta çocuk koltuğu olmasına rağmen kullanmayıp, çocuğu kucakta taşımanın da cezası aynıdır. “Çocuk çok ağladı da o yüzden kucağıma aldım” gibi bir sebep, ne kaza anında çocuğunuzu korur ne de kanuni açıdan bir geçerliliği vardır.

Çocuk koltuklarını birkaç kategoride inceleyebiliriz:

  • Sıfır-on iki aylık (0-9 kg) bebekler için, ana kucağı modeli tercih ediliyor. Arka koltuğa, bebeğin yüzü arka cama bakacak şekilde yerleştiriliyor.
  • Dört yaşına kadar olan çocuklar için (10-18 kg), hareketli çocuk güvenlik koltukları kullanılmalı. Bunlar arka koltuğa, öne bakacak şekilde monte edilebilir. Çocuk mümkün olduğu kadar uzun süre, 0-12 aylık dönemde olduğu gibi, oto koltuğunda yüzü arkaya bakacak şekilde seyahat etmeli.
  • Dört-on iki yaş arasındaki (15-36 kg arası) çocuklar, boy ve kilo olarak hareketli koltukları kullanamayacaktır ve henüz emniyet kemeri de kullanmaya hazır olmadığından, yükseltici çocuk güvenlikli oto koltukları kullanılmalı.

Leave a Reply